Tuesday, March 15, 2016

Little Posers






Sanırım her şeyi en baştan almalıyım. Ekim ayının başıydı, hiç olmadığım kadar karanlıklar içinde hissediyordum kendimi. Birçok şey anlamını yitirmiş gibiydi, insanlara olan inancımı da kaybetmiş sadece evde oturup Can'ıma sarılmak istiyordum. Ona sarılmak, oyunlar oynamak, fotoğraflarını çekmek... Yemek bile yapmıyor haftanın 5 günü sabahtan kardeşime gidip onda kalıyorduk. Bu sırada sürekli Can'ın fotoğraflarını çekmeye başlamıştım. İçimden gelen, beni mutlu eden yegane şeyin bu olduğunu gördükten sonra Can'ı daha detaylı çekmek için birkaç battaniye ve sepet aldım. Daha sonra kendimi etrafımda yakın arkadaşlarımın çocuklarını çekerken buldum. 15 yıldır hayatımda olan fotoğraf bu sefer benim için çok daha farklı bir şekilde içimde uyanıyordu. Senelerce blog, moda blogu yazıp fotoğraflarını çekmiş olmam, fotoğraf çekmek için sabahın 5'inde uyanıp kimsenin olmadığı meydanlara koşmam aslında bu işi ne kadar tutkuyla yaptığımın kanıtıydı ancak ben ısrarla görmek istememiştim. Ailemin isteği üzerine okuduğum Türkiye'nin en prestijli okulları, senelerce kurumsal hayatta yükselmek için harcadığım seneleri eski Gizem olsa bir kenara atamazdı. Ama ben artık hayatta beni mutsuz eden her şeyden uzak durmaya, zorla, başkalarını üzerim diye düşünerek hiçbir şey yapmamaya öylesine kararlıydım ki... Ailemin buna karşı çıkmasını düşünmedim bile. Belki de hayatımda ilk defa sadece kendimi düşündüm. Bugüne kadar verdiğim kurumsal hayat emeklerini de bir kenara bıraktım, zerre kadar umursamadan. Uluslararası bir firmada orta seviyeli bir müdür olarak düzenli kazandığım maaş ve titrimi, tutup tutmayacağını bilmediğim bir iş için bir kenara atmak bir riskti, ama doğru şeyi yaptığıma o kadar inanıyordum ki arkama bile bakmadım. Kendime, yaptığım işe inandığım için geçmişte ne yapıyor olduğum artık beni ilgilendirmiyordu. Etrafta gördüğüm eline kamerayı alıp fotoğrafçıyım diye gezinen ve okuduğu üniversiteyi iki satırlık instagram profillerine yazmadan edemeyen örneklere inat ben sadece kendi çektiğim karelerle bu yolda var olacaktım. 

Öncelikle markama bir isim bulmaya karar verdim. Ülkemizde isim_soyaisim_photography bolluğuna inat ben yenidoğan fotoğrafçılığı için daha özgün ve bebeklerin masumiyetini çağrıştıran bir isim arayışındaydım. Türkçe isimleri de düşündüm ancak aklımdaki isimlerin Türkçe karşılığı beni tatmin etmediği için Little Posers ile ilerlemeye karar verdim.

Yurtdışında yenidoğan çekim malzemelerinin ciddi bir piyasası olduğundan malzemelerimin büyük çoğunluğunu farklı ülkelerden getirttim. Farklı ülkelerdeki çekim örneklerini inceledim ve hangi tekniklerle ne şekilde çekildiğini detaylı bir şekilde öğrendim. İnsan birçok şeyi işin içine girince daha detaylı görüyormuş, bu benim için hala devam eden bir süreç. Evde 50 metrekarelik bir alan malzeme dolu ve ben hala araştırıp neler yapabilirim bakıyorum yeni şeyler sipariş ediyorum. Sepetlerimin çoğunu buradan aldım. Ahşap olanları özel bir atölyeye yaptırdım. Bebeklerin altına konulacak yünden, serilecek parkeye kadar birçok detayı günlerce araştırıp karar verdim. Bebek kıyafetleri için her hafta Eminönü'ne giderek yünleri ellerimle seçtim, internetten bulduğum modelleri değiştirerek teyzeme, anneme, anneanneme yaptırdım. Bebek yuvası denen yastığı bile ellerimizle yaptık. Photoshop bilgim zaten vardı ancak bu işi profesyonel yapmaya karar verdiğim noktada kendimi çok daha geliştirdim. İç mekan, dış mekan, bebek için ayrı programlar kullanmaya başladım. Ekipmanlarıma da ayrıca yatırım yaptım. Sonuçta doğru fotoğraf için iyi bir göz, düzgün kadraj kadar iyi bir makine, doğru lens seçimi ve düzgün photoshop kullanımının da önemini biliyordum. Nasıl ki yemek yaparken tarife uymanız gerekirken elinizin lezzeti kadar malzemelerin kalitesi de önemliyse, fotoğrafta da aynı şekilde düşünmek gerekiyordu. Bu süreçte her bir detaya sonuna kadar özendim ve sonunda çekimlere başladığımda çıkan iş tamamen içime siniyor haldeydi. Web sitesi, broşür tasarımı gibi birçok şeyin de tamam içinde olarak işime her yönden sahip çıktım. İnstagram sayfamı açtığımda arkadaşlarımın da desteğiyle birçok insana ulaştım, çok çok güzel geri dönüşler aldım. İnsanların tepkileri, çekim talepleri de bana aslında ne kadar doğru bir şey yaptığımı defalarca kanıtladı. Çok şükür diyorum ki, çok sevdiğim bir işi meslek edindim ve henüz 1 ay geçmemesine rağmen düzenli çekimlerim var. Bu bana hayatta şunu da gösterdi, insanın aslında cesaret edemediği bir şeyi yapamamasının sebebi cesur olmaması değilmiş (önceden cesaret edemediğim bir şey olduğunda kendimi suçlardım) kalp aslında doğruyu biliyormuş, ve siz buna rağmen yanlış bir şey yapmaya çalıştığınızda içten içe karşı çıkıyormuş (siz de bunu cesaret edememe olarak görüyorsunuz). Kalben doğru olduğunu gördüğü zaman insan her şeye cesaret edebiliyormuş, hem de bir saniye bile düşünmeden. Bu işin daha da güzel gideceğine inanıyorum (kalben biliyorum). Geldiğim noktada büyütecek iki bebeğim var (Can ve Little Posers) bunların dışında kalan her şey o kadar önemsiz ki. Tüm enerjimi, sevgimi aileme ve işime veriyor olmak beni sadece mutlu etmiyor aynı zamanda hayat dolu hale de getiriyor. Can gece 24.00 civarı uyuyan bir bebek olduğundan o saatten sonra bilgisayar başına geçip sabah 04.00'e kadar photoshop yapıyorum ve her gün 5 saat uyuyorum ama sabah uyandığımda enerjik ve ışıl ışıl yataktan kalkıyorum. Gün içinde yemek yemeyi bile unutuyorum çünkü içimde bir açlık yok, yaptığım iş, ailem beni o kadar doyuruyor ki açlığı hatırlamıyorum. İnsan sevdiği işi yapınca bir gün bile çalışmış olmaz sözü eskiden duyup da anlamını tam olarak kavrayamadığım bir şeymiş, bunu şu anda anlamak da değil derinlemesine yaşıyorum. Bazen aradığımız şey aslında gözümüzün önünde duran şey olabiliyormuş, bu yazıyı yazmamın sebebi mutsuzluğa hapsolan ve çıkış yolu olmadığını düşünen insanlar için. Çıkış yolu her zaman var, her durumdan var yeter ki siz içinde bulunduğunuz durumdan kurtulmak isteyin. Gerçekten istediğinizde olaylar zinciri kendiliğinden örülüyor, gerçekten inanın buna...

Çekimlerimin tümüne Little Posers'ın web sitesi www.littleposers.photography'den ulaşabilirsiniz :)


Etiketler: Doğum fotoğrafçışı, yenidoğan fotoğrafçısı, hamile fotoğrafçısı, newborn photographer, maternity photographer, birth photographer, bebek fotoğrafçısı, çocuk fotoğrafçısı, bebek, newborn, aile fotoğrafçısı, hamile, baby photography, newborn photography, birth, annelik

No comments: